Alazlı nerede?
Mula
Beni daha yakından tanıyabilmeniz için köyümün ağbağına bir göz atın.
Önerdiğim kitap
Ateizm Ve Eleştirisi
"Ateizm Ve Eleştirisi"
Bir unsuru karalamak istiyorsanız, o unsuru yüceltmelisiniz. Bir unsuru yüceltmek istiyorsanız, o unsuru karalamalısınız.
 
AB'ye asla giremeyeceğiz!
Öncelikle belirtmek isterim ki, Türkiye'nin AB'ye girmesini istemiyorum. Bunun iki sebebi vardır:

1.  Türkiye'nin ulusal ve toplumsal özgürlüğünü ve egemenliğini kaybetmesini istemiyorum. Bu açıdan baktığımızda, en milliyetçi duygularım önplandadır.
2.  AB'nin o kadar beklentisi var ki, tüm bunları uygulayabildiğimiz taktirde, yeryüzünde Türkiye Cumhuriyeti adı altında bir devletin kalması olanaksız gözüküyor.

Ama AB'nin kuruluş amacını ve felsefesini gözönünde bulunudurarak, elimizdeki verilerin derlemesini yaparsak, Türkiye'nin AB'ye girmesi olanaksızdır. Zira Türkiye, bilimden ve bilimsel eğitimden her gün biraz daha uzaklaşıyor. Tüm ulus, dogmatik bir tabana doğru hızla ileriyor. Akıldan çok itaat ve biat anlayışına yöneliyor. Feodal anlayışa dayalı bir gelecek kaçınılmazdır!

Hukukî ve siyasî gerçekleri göz önünde bulundurduğumuz zaman, Türkiye ne bugün, ne de herhangi bir gelecekte AB'ye asla lâyık olamayacaktır. Ağbağımın bu bölümünde konunun özüne bu açıdan değineceğim.

Türkiye halkı, AB'ye girememe sebebini dinsel olgulara bağlar. Bunda kesinlikle bir doğruluk payı verdır. Ama bu pay önemsenmeyecek kadar düşüktür. Ve sadece dolaylı yollardan işin gerçeğini yansıtıyor.

Burada en azından "bizim dinimiz" kavramı göze batıyor. Bireysel olması gereken bir algıyı, ulusal unsur olarak göstermek, demokrasinin olmadığının delilidir.

Bu bölümdeki içerik tabii ki öncelikle kendi düşüncelerimi kapsayacak. Ama her şeyden önce, bir AB ülkesinde yaşayan birisi olarak, deneyimlerimi önplanda tutmaya çalışacağım.

Sonuçta, yazdığım yorumlara kendi düşüncelerimi aktarmaktan menolamayacağım. Ne kadar tarafsız olmaya çalışsam bile, kendi beynimin etkisinden uzaklaşmanın imkansız olduğunun farkındayım.

Türkiye'nin AB'ye girmesini önleyen sayısız, milyonlarca sebep var. Varsayılan tüm konuları ele alabilmem imkansız. Her şeyden önce, yeterince hukuk ve siyaset eğitimim yok.


Tarih: 26.12.2009 | Tıklama: 79 | Bölüm: AB'ye asla giremeyeceğiz!


Öngörülen yazılarım
AB ülkelerinde yaşayan Türkler'in sabıka oranları
Bilakis Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkler "günah keçisi" olarak kullanılıyor. Türkiye devleti bu durumu görmezden geliyor. Böylece bu resmî istatistikler gerçek gibi yansıtılıyor. "Genetik yapısı suç işlemeye yatkın" olarak görülen bir millet AB'ye nasıl üye olabilir? En önemlisi: Kendi vatandaşını korumayan bir ülke AB'ye layık olamaz!
Askerin hakaret etme hakkı olur mu?
Üst düzey askerler (subaylar) sokakta bir turiste kimlik soruyor. Bu da yetmiyormuş gibi, turisti tokatlıyor! Bu askerlerin yasal dayanağı var mıdır?
Hasta Türk erkekleri asker kaçağıdır!
Yurtdışında yaşayan Türk erkeklerine bazı ayrıcalıklar tanınmıştır: Para karşılığı kısa dönem askerlik yapabiliyorlar. Ama bunu kötüye kullanmak da işin ilginç yanı! 1960'lı yıllardan beri, yaşadıkları ülkelerde özürlülük maaşı (hastalık maaşı) ile geçinen Türk erkekleri, Türkiye'de askere gitmek zorundadırlar! On binlerce Türk erkeği hasta oldukları halde askerlik görevine mecbur bırakılıyor!
Türkiye terörü destekliyor!
PKK'nın terör örgütü olarak kabul edilmesi için, Türkiye Avrupa ülkeleriyle 20 yıl boyunca müzakere etti. Ve sonunda Avrupalılar Türkiye'ye destek verdi. Diğer yanda, İsrail bir terör örgütü olan Hamas'a karşı gerekeni yapınca, Türkiye terör örgütüne taraf çıktı. Acaba Türkiye ne yaptığının farkında mı? Bir terör örgütünü destekleyen bir ülke AB'ye girmeli mi?
Vicdani ret yasağı
Batı Avrupa ülkelerinde "muhtemel katil" olmak istemeyenlere saygı gösterilir. Oysa Türkiye'de bu kavram en büyük suçlardan biridir. Vicdansız olmak onurlu olmak ise...
Vesika rezalati!
Türkiye yasalarına göre, seks işçisi olan kadınlara vesika veriliyor. İnsan onurunu göz göre göre hiçe sayan bir ulus ne hakla AB gibi bir topluluğa üye olmaya çalışır?
Gözaltina almalar ve Ergenekon davası
Uygar ve demokratik ülkelerde "gözaltına alma" 24 saatle sınırlıdır. Hiç bir yasal suçlama ve delil olmadan, iki yılı aşkın gözaltılar hangi hukuki mantıkla açıklanır?
 
 
© 2005 Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ www.alazli.net imkânlarıyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi